Can Dündar’ın Doğum Haritası

08 Eylül 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

Can Dündar’ın Doğum Haritası

Biz astrologların işi çok zor ! Bazen doğum haritasını incelemek istediğimiz ünlü kişinin doğum saatini bulamayabiliyoruz. Yaşadığı olaylardan doğum saatini bulmak ise oldukça vakit alan bir çalışma. Can Dündar’ın doğum saatini aramaya başladığımda imdadıma Can Dündar’ın web sitesi yetişti Oto biografisini yazdığı sayfada doğum saatini  06:56 olarak açıklamış. Can Dündar doğum saatini dakikasına kadar kesin nerden biliyor? Bir astroloğa mı danıştı yoksa hastane kaydı mıdır bilinmez. Ama bu saate göre çıkan harita Can Dündar’a uyuyor.

Daha önce bu sayfalarda incelediğimiz ünlülerde olduğu gibi Dündar’ın haritası da astroloji kitapları için örnek gösterilebilecek bir harita. doğum haritasında nerdeyse yok yok. Benim ilk dikkatimi çeken haritada 3 gezegenin geri harekette oluşu oldu. Hint astrolojisindeki 9 gezegenden Güneş ve Ay geri hareket etmez. Rahu ve Ketu ise sürekli geri hareket halindedir. Geri kalan Saturn , Jupiter, Mars, Venüs ve Merkür zaman zaman geri giderler. Hint astrolojisine göre geri hareket eden gezegenler o gezegenin niteliklerini tersine çeviriyorlar, alt üst ediyorlar ve değiştiriyorlar. Ayrıca olumlu gezegenlerin olumlu özellikleri artıyor, olumsuzların ise azalıyor. Başka ilginç bir özellik ise geri giden gezegenler eğer düşüşteyse düşüş durumları yücelmiş hale dönüyor.

Can Dündar , 16.06.1961 , 06:56 , Ankara , R : geri hareketli gezegen

Can Dündar’ın haritasında Jupiter düşüşte ama geri harekette olduğu için özel bir güç kazanmış. Haritada aynı zamanda Merkür, Jupiter ve Saturn geri harekette. Bu da Dündar’ın bu gezegenlerin temsil ettiği konularda diğer insanlara göre farklı baktığını söyleyebiliriz. Jupiter’in geri gitmesi bilgiyi vermede nerede duracağını bilememeye yol açıyor olabilir. Merkür’ün geri gidişi Can Dündar’da farklı bir entellektüel bakış oluşturmuş. Saturn’ün geri gidişi ise Can Dündar’ı aşırı çalışmaya sevketmiş olabilir.

Birinci evde ise Ay ve Mars gezegenlerini kavuşum halde görüyoruz. Ay’ın kişiye romatizm verdiğini hatırlatmaya gerek yok. Mars ise Ay’ın aksine oldukça sert bir gezegen. Bu iki gezegen Can Dündar’ı aynı anda hem romantik hem de mücadeleci ve hırçın bir insan yapmış. Ancak Mars’ın düşüşte olması hayatı boyunca Mars’la ilgili sorunlar yaratmış olmalı. Hırçınlıkla varmak istediği hiç bir konu hedefine ulaşmamış gibi duruyor. İyi bir kavgacı olduğu söylenemez.

Ben haritada iki raja, bir gaja kesari bir de amala yoga buldum. Bunun yanı sıra Merkür’ün yanık olmadığı durumlarda  oluşan ve kişiye ince zeka veren buddha aditya yoga da var. Birinci evde yine birinci evin yöneticisi Ay , beşinci ve onuncu evlerin yöneticisi Mars’la raja yoga oluşturmuş. Mars’ın düşüşte olması bu yoganın değerini biraz azaltmış. Yedinci evde ise yine yedinci evin yöneticisi Saturn ile dokuzuncu evin yöneticisi Jupiter’in kavuşumundan bir raja yoga oluşmuş. Bu gezegenler aynı zamanda sekizinci ve altıncı evlerinde yöneticileri oldukları için, yine çok güçlü bir raja yoga olduğunu söylemek zor.

Gaja kesari yoga ise Jupiter’in Ay’a göre köşe evde yer almasıyla oluşmuş. Venüs’ün olumlu gezegen olarak Ay’ın bulunduğu eve göre 10. evde yerleşmesi ise Can Dündar’ın doğum haritasındaki amala yoga. Bu kadar güçlü yogalar sevilen yazarı toplumun en üst noktasına kadar getirip bırakmaya yetiyor.

Peki şu an Can Dündar hangi etkiler altında? Hayat devreleriyle ilgili bir yorum yapabilir miyiz? Dündar şu an Venüs ana hayat devresinde ( mahadasa ) bulunuyor. Meslek evinde bulunan Venüs, Can Dündar için aynı zamanda başarı evi olan onbirinci evin de yöneticisi. Ancak bu güzel devre sade sati ile gölgelenmiş. Sade satinin Saturn’ün Ay’a göre bir önceki eve girmesiyle başlayan ve bir sonraki evden çıkmasıyla sona eren, hayatımıza engeller çıkaran transit olduğunu okuyucularım hatırlayacaklardır. Eylül 2009’da Can Dündar’ın hayatında bu tatsız transitin sona ermesinin ardından Venüs ana devresi kendisini tam anlamıyla gösterecek ve Dündar 2022 ylına kadar meslek hayatının altın yıllarını yaşayacak.

Bugün Can Dündar’ın doğum haritasındaki teknik unsurlara bir göz atma fırsatıbulduk. Kişiliği ile ilgili detaylara umarım  başka bir yazıda değinme fırsatım olur.. Türkiye’nin en sevilen yazarlarından olan Can Dündar’ın bizi hiçbir zaman yazısız ve belgeselsiz bırakmamasını diliyoruz.

Metin Özenbaş

Evlilikte Uyum

08 Eylül 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

Hindistan günümüzde hala eski geleneklerine bağlılıklarıyla öne çıkan ülkelerden biri. Özellikle halk arasında bir çok evlilik öncesi çiftler arasındaki uyumun hesaplanması için mutlaka hint astrolojisi uzmanlarına danışılıyor.

Evlenmek isteyen bir çiftin haritalarında ilk aşamada evlilikle ilgili evler ve planetlerin durumları incelenir. Yıldız haritamızda 7. ev evlilik evidir. Bu evin güçlü olması, kötü etki almamış iyi planetlerin bu evde bulunması ya da 7. evin sahibi planetin iyi bir evde kötü etki almadan bulunması hep iyi evlilik göstergesidir. Bunun yanında çiftlerin yükselen burçlarının arasındaki ilişkinin uyumlu olması, karşılıklı haritalarda bulunan Venüs pozisyonlarının ya da Ay pozisyonlarının  burca ya da evlere göre üst üste ya da karşılıklı olmaları evlilikte yüksek uyum olacağının ifadesidir.

Evlenmek isteyen kişilerin haritalarında ilk bakılacak unsurlardan biri de kişilerin mangalik olup ol bir Mars yogası oluşur ve kişiye mangalik özelliği yükler. Bu durum kişinin evliliğe gerginlik taşıyacağı anlamına gelir. Bunun çaresi olarak kişinin yine kendisi gibi mangalik bir kişiyle evlenmesidir. Böylece evlilikteki gerginlikler ve tartışmalar en aza inecektir. Bu yoga hint astrolojisinde mangal doşa olarak anılır.

Evlenmek isteyen iki kişinin gireceği dasaları yani hayat devrelerini incelemek de enteresan olacaktır. Birbirine benzer devrelere giren çiftler hayatlarını paralel yaşarlar, bu da evlilikteki mutluluğu artırır.

Yukarda saydığımız bütün bu etkiler incelendikten sonra, çiftlerin uyum hesaplarına bakılır. Bu uyum hesapları geçen yazılarımızda bahsettiğimiz çiftlerin Ay nakşatralarına göre ortaya çıkar. Yani  evlenmek isteyen erkeğin Ay nakşatrası ile bayanın Ay nakşatrası arasındaki numerolojik ilişkiler sonucu yapılan çeşitli hesaplar sonucu, çiftin ilişkisi yaklaşık 10 ayrı hayat alanında incelenir. Bunlardan bazıları servetin artışı, şansın artışı, genel mutluluk gibi hayat alanlarıdır. Hayatın bu alanlarında yapılan hesaplar sonucu çıkan puanlar toplanır, ve en sonunda bir uyum puanı ortaya çıkar. Bu uyum puanı çiftin evliliğin bereketi ve uyumu konusunda bize bilgi verir.

Sonuçta çıkan bu uyum puanı yüzde hesabı gibi değildir, puanlar 2 ile 35 arasında çıkar. Ama arada olmayan puanlar da vardır ve her puanın çıkma olasılığı aynı değildir. Örneğin en yüksek puan olan  35’in çıkma ihtimali binde 1,5’tur. Uyum puanı 35 çıkan çiftlerin çok iyi anlaşacaklarını belki bir an için düşünebiliriz. Ama bu durum iki kişinin birbirlerine hayatlarında verecek bir şeyleri olmadığı şeklinde de yorumlanabilir. Eğer puan 20’den düşük çıkarsa bu evlilik pek tavsiye edilmez. 20 ile 30 arasında çıkan uyum puanı ise evlenecek çift birbiriyle çok şey paylaşacak ve iyi anlaşacak şeklinde yorumlanabilir.

Tercihlerinizde önceliği kalplerinizdeki  planetlerin uyumuna vermeniz dileğiyle

Metin Özenbaş

2010 Yılında Türkiye Analizi

08 Eylül 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

u sene zor etkiler ve bazı olumlu gelişmeler aynı anda bizi etkilemeye devam edecek. Ana hayat devresi olarak Venüs devresini yaşamaya devam edeceğiz. Venüs Türkiye’nin yıldız haritasında üzerinde çok tartışılması gereken bir gezegen. Gezegen nitelikleri bakımından Venüs en olumlu gezegen olarak kabul edilse de, Türkiye’nin haritasında bazı sorunları da beraberinde getirmekte. Venüs’ün ev yöneticiliği bakımından olumsuz etkileri ortaya çıkardığını söylememiz yanlış olmayacaktır. Venüs Türkiye’nin yıldız haritasında onikinci evinde yöneticisi olması bakımından bu dönemde suç oranlarının artış göstermesi de anlaşılır bir durum. Venüs aynı zamanda eğitimi ve genç kuşakları da temsil ediyor. Yine bu dönemde çocuk sayısında artış beklenebilir. Eğitim dediğimiz zaman eğitimle ilgili konuların da bu devrede sürekli gündeme gelmesi sıklıkla karşımıza çıkacaktır. Her ne kadar beşinci ev yaratıcılık, eğitim ve genç kuşakları temsil ediyor dediysek de, Venüs bu evin temsilcisi olarak oldukça sorunlu. Venüs bu evde üç değişik gezegenle birlikte. Bu gezegenler derece sıralamasına göre Merkür, Saturn ve Güneş.

Bu gezegenler kelimenin tam anlamıyla birbirlerini yiyorlar ve ortada bir şey kalmıyor. Merkür ve Saturn birbirleriyle gezegenler savaşı yaşıyorlar. Burda teknik olarak Merkür Saturn’ü yeniyor ve etkilerini düşürüyor gibi gözükse de Merkür her türlü etkiye açık olmakla bilindiğinden olumsuz gezegenlerin arasında olumsuz etkileri yansıtıyor. Venüs ise olumsuz olarak bilinen Saturn, Güneş ve bu durumda Merkür’le beraber kendi etkilerini arzu ettiği kadar gösteremiyor. Uzun lafın kısası Venüs çok şey yapmak isteyen bir gezegen ama bu arzuları ya yarım kalıyor ya da ülkemizin hedefleri doğrulutusunda değerlendirilemiyor. Kötü arkadaşlar edinmiş iyi kalpli bir çocuğa benziyor Venüs. Çok çocuk sahibi oluyoruz ama çocuklarımızı ortada bırakıyoruz. Eğitimle ilgili tartışmalar bitmiyor ama asıl sorunlarla değil hayali sorunlarla meşgulüz. Sanatsal yaratıcılık ise galiba başlamadan bitiyor.

Venüs’ün bir alt devresi yani antardasa olarak Rahu devresinin içinde bulunmaktayız. Bu devrenin de biz pek iyi gelmediğini söyleyebiliriz. Rahu psikolojimizi bozmakta. Beklenmedik kontrolsüz olaylar karşısında şaşkınlık içindeyiz. Hayatın ve günlük koşturmaların içinde kaybolmuş durumdayız. Başımızı kaldırıp ne oluyor bize, nerdeyiz, ne yapıyoruz demeye ne zamanımız ne de halimiz var. Türkiye’nin ana haritasında Rahu gibi dışa dönük bir gezegenin üçüncü evde olması bizi kontrolsüz kılıyor. Bu devrede trafikle ilgili sevimsiz haberlerin gelmemesini diliyorum. Hoş olmayan kazalar bu dönemde moralimizi bozabilir. Rahu etkisi sürdükçe bu yönde önlemler beklemek hayalperestlik olacaktır. Basın ve yayın da Rahu döneminden payını alacak gibi gözüküyor. Medyaya dönük sansür ve baskı Rahu alt devresi boyunca devam edecek. Bu devrede medya alanında sürpriz olaylarla karşılaşabiliriz. Bazı basın kuruluşları kapıya kilit vurmak zorunda kalırken, bazı medya kuruluşlarında ise büyük değişimler beklenebilir.Nitekim Rahu devresini bir süredir yaşanmakta olan ülkemiz bunun işaretlerini de görmeye başladı. Türkiye Rahu alt devresinden ( antardasa ) 12 Mayıs 2010 tarihinde ayrılacak. Daha sonra başlayacak Jupiter devresi ise daha farklı etkiler verebilir. şimdi bu etkilere göz atalım.

Jupiter de aynı Venüs gibi Türkiye’nin yıldız haritasında birbirine tazat etkileri üstlenmiş. Jupiter herşeyden önce altıncı evde yer almış. Altıncı ev genel toplum sağlığını temsil eder. Ancak bu ev için olumlu gezegenlerin bu evde yer alması faydalı sayılmaz. Bu yüzden Jupiter alt devresi sağlık sorunlarını devresi boyunca ön plana çıkarabilir. Sağlık bakanlığı ile ilgili konular gündemi işgal edecektir. Türk ordusuna yönelik suçlamalar bu devrede azalabilir. Bu konuyla ilgili. Sağduyu hakim olabilir. Jupiter bu alanda dengeyi sağlayacak ve yumuşama getirecektir. Yine bu devre boyunca Türkiye’deki dar gelirli kesimle ilgili sorunlar ele alınabilir. Halkın sorunları üzerine tartışmalar ya da çözüm önerileri ön plana çıkabilir.

Hint Astroloji


2010 Yılında Türkiye Analizi

Bu sene zor etkiler ve bazı olumlu gelişmeler aynı anda bizi etkilemeye devam edecek. Ana hayat devresi olarak Venüs devresini yaşamaya devam edeceğiz. Venüs Türkiye’nin yıldız haritasında üzerinde çok tartışılması gereken bir gezegen. Gezegen nitelikleri bakımından Venüs en olumlu gezegen olarak kabul edilse de, Türkiye’nin haritasında bazı sorunları da beraberinde getirmekte. Venüs’ün ev yöneticiliği bakımından olumsuz etkileri ortaya çıkardığını söylememiz yanlış olmayacaktır. Venüs Türkiye’nin yıldız haritasında onikinci evinde yöneticisi olması bakımından bu dönemde suç oranlarının artış göstermesi de anlaşılır bir durum. Venüs aynı zamanda eğitimi ve genç kuşakları da temsil ediyor. Yine bu dönemde çocuk sayısında artış beklenebilir. Eğitim dediğimiz zaman eğitimle ilgili konuların da bu devrede sürekli gündeme gelmesi sıklıkla karşımıza çıkacaktır. Her ne kadar beşinci ev yaratıcılık, eğitim ve genç kuşakları temsil ediyor dediysek de, Venüs bu evin temsilcisi olarak oldukça sorunlu. Venüs bu evde üç değişik gezegenle birlikte. Bu gezegenler derece sıralamasına göre Merkür, Saturn ve Güneş.

Bu gezegenler kelimenin tam anlamıyla birbirlerini yiyorlar ve ortada bir şey kalmıyor. Merkür ve Saturn birbirleriyle gezegenler savaşı yaşıyorlar. Burda teknik olarak Merkür Saturn’ü yeniyor ve etkilerini düşürüyor gibi gözükse de Merkür her türlü etkiye açık olmakla bilindiğinden olumsuz gezegenlerin arasında olumsuz etkileri yansıtıyor. Venüs ise olumsuz olarak bilinen Saturn, Güneş ve bu durumda Merkür’le beraber kendi etkilerini arzu ettiği kadar gösteremiyor. Uzun lafın kısası Venüs çok şey yapmak isteyen bir gezegen ama bu arzuları ya yarım kalıyor ya da ülkemizin hedefleri doğrulutusunda değerlendirilemiyor. Kötü arkadaşlar edinmiş iyi kalpli bir çocuğa benziyor Venüs. Çok çocuk sahibi oluyoruz ama çocuklarımızı ortada bırakıyoruz. Eğitimle ilgili tartışmalar bitmiyor ama asıl sorunlarla değil hayali sorunlarla meşgulüz. Sanatsal yaratıcılık ise galiba başlamadan bitiyor.

Venüs’ün bir alt devresi yani antardasa olarak Rahu devresinin içinde bulunmaktayız. Bu devrenin de biz pek iyi gelmediğini söyleyebiliriz. Rahu psikolojimizi bozmakta. Beklenmedik kontrolsüz olaylar karşısında şaşkınlık içindeyiz. Hayatın ve günlük koşturmaların içinde kaybolmuş durumdayız. Başımızı kaldırıp ne oluyor bize, nerdeyiz, ne yapıyoruz demeye ne zamanımız ne de halimiz var. Türkiye’nin ana haritasında Rahu gibi dışa dönük bir gezegenin üçüncü evde olması bizi kontrolsüz kılıyor. Bu devrede trafikle ilgili sevimsiz haberlerin gelmemesini diliyorum. Hoş olmayan kazalar bu dönemde moralimizi bozabilir. Rahu etkisi sürdükçe bu yönde önlemler beklemek hayalperestlik olacaktır. Basın ve yayın da Rahu döneminden payını alacak gibi gözüküyor. Medyaya dönük sansür ve baskı Rahu alt devresi boyunca devam edecek. Bu devrede medya alanında sürpriz olaylarla karşılaşabiliriz. Bazı basın kuruluşları kapıya kilit vurmak zorunda kalırken, bazı medya kuruluşlarında ise büyük değişimler beklenebilir.Nitekim Rahu devresini bir süredir yaşanmakta olan ülkemiz bunun işaretlerini de görmeye başladı. Türkiye Rahu alt devresinden ( antardasa ) 12 Mayıs 2010 tarihinde ayrılacak. Daha sonra başlayacak Jupiter devresi ise daha farklı etkiler verebilir. şimdi bu etkilere göz atalım.

Jupiter de aynı Venüs gibi Türkiye’nin yıldız haritasında birbirine tazat etkileri üstlenmiş. Jupiter herşeyden önce altıncı evde yer almış. Altıncı ev genel toplum sağlığını temsil eder. Ancak bu ev için olumlu gezegenlerin bu evde yer alması faydalı sayılmaz. Bu yüzden Jupiter alt devresi sağlık sorunlarını devresi boyunca ön plana çıkarabilir. Sağlık bakanlığı ile ilgili konular gündemi işgal edecektir. Türk ordusuna yönelik suçlamalar bu devrede azalabilir. Bu konuyla ilgili. Sağduyu hakim olabilir. Jupiter bu alanda dengeyi sağlayacak ve yumuşama getirecektir. Yine bu devre boyunca Türkiye’deki dar gelirli kesimle ilgili sorunlar ele alınabilir. Halkın sorunları üzerine tartışmalar ya da çözüm önerileri ön plana çıkabilir.

Yukarda bahsettiğim sağduyu sadece askeri konularla ilgili değil, ülkenin genel sorunlarında da kendisini gösterebilir. şu an içinde bulunduğumuz gerginlikler bir nebze olsun azalabilir. Ancak Jupiter’in düşman evi yöneticisi olduğunu unutmamalıyız. Bu devrede terör olaylarında artış da beklenebilir. Bölücü terör kendisini güçlendirme yönünde çalışmalarda bulunabilir. Ancak aynı anda terörü bitirme çalışmalarının da güçleneceği anlaşılıyor. Bunu Jupiter’ın şu an yapmaya başladığı transitlerden anlıyoruz. Jupiter bir süredir Türkiye’nin yıldız haritasındaki dokuzuncu evden transit yapmaya başladı. Dokuzuncu ev en şanslı ev olup Türkiye’nin bu devrede sorunlarına çözüm bulma konusunda başarılı olacağını düşünmemiz yanlış olmayacaktır. Jupiter alt devresini yaşadığımıza göre Jupiter’in getireceği diğer etkilere de dikkat etmemiz gerekiyor. Jupiter Türkiye’nin yıldız haritasında onuncu evin de yöneticisi. 10 Ocak 2013’e kadar sürecek olan bu alt devrede Türkiye’nin yatırımlarını artırması söz konusu olabilir. Özellikle endüstri alanında bazı gelişmeler beklenebilir. Onuncu ev iktidarı da temsil etmekte. Jupiter’in bu sen değişiklere pek izin vermeyeceği anlaşılıyor. Bu yüzden bu sene herhangi bir seçim ya da iktidar değişikliği söz konusu değil. Erken seçim tartışmalarının yoğunlaştığı bu günlerde olabilecek bir seçim de etkisiz yani herhangi bir değişim yaratamayacak bir seçim olabilir ancak.

Jupiter’in hukuksal konuları da temsil etmesi bakımından, bu dönemde hukuksal konular yine gündemdeki yerini koruyacak. Ancak Jupiter’in transitleri bu konudaki sorunları çözer ya da en azından dengeye getirecek nitelikte. Özellikle yılın ilk yarısı bu bakımdan daha avantajlı. Jupiter’in yardımcı olma etkileri dış politikada bize yardımcı olabilir ve çevremizdeki komşu ilkelerin sorunlarında Türkiye devreye girer ve sorunların çözülmesinde yardımcı olabilir.

Jupiter’in bu sene iki ilginç transitini görmekteyiz. Jupiter’in 2 Mayıs 2010 tarihine kadar dokuzuncu evden yapacağı transit sorunların çözümüne yardımcı olması bakımından oldukça olumlu. Bu tarihler arası Türkiye’nin kendi hedeflerini belirlemesi açısından oldukça ilginç olabilir. Türkiye kendi kaderini çizmek amacıyla yoğun tartışmalar içinde bulabilir kendisini. Bu tartışmaların din eksenli olması da beklenebilir. Türkiye’nin dünyadaki yeri konusunda yeni tezler ortaya atılabilir. Jupiter’in 2 Mayıs’tan sonraki günlerde gerçekleştireceği transit etkilerini ise yukardaki paragraflarda belirtmiştim.

Bu sene Jupiter’in transitleri yanında diğer gezegenler de önemli etkiler verecek. Bunlar içinde benim en önem verdiklerimden birisi Ketu’nun yükselen burcumuz üzerinden yapacağı transit. Hint astrolojisinde Ketu Mars’a benzer denir. Bu transit daha bir kaç yıl sürecek. Yine bu transitin insanlarımız üzerinde bazı olumsuz etkilerinden bahsedebiliriz. Artık gazeteleri açıp haberleri okuyamaz olduk. Büyük bir gerginlik insanlarımızın üzerinde çöreklenmiş gibi. Ketu’nun bu transiti bu etkileri maalesef körükleyebilir. Genel siyasi alanda ve günlük hayatımızdaki kısır döngü gergin tartışmalar ve toplumun her kesimindeki gergin olaylar devam edebilir. Ketu geçmişimizdeki sonuçlanmamış kadersel konuları da temsil eder. Bu yüzden bu transit sonuçlanmamış eski konuları karşımıza çıkarıp bizi rahatsız edebilir.

Rahu her zaman Ketu’nun transit yaptığı burcun tam karşısından transit yapar. Rahu bu seneyi Türkiye’nin yedinci evinden transit yaparak geçirecek. Bu transit Türkiye’nin dış işlerinde yoğunluk sağlayabilir. Ancak Rahu gerginlikleri de beraber getireceği için, yine komşu ülkelerle yoğun ilişkiler olacağı gibi gerginlikler ve sorunlar da yaşanacaktır. Yılın ilk yarısında içine gireceğimiz Rahu antardasası bu transiti de daha canlı hale getirecektir.

Diğer üzerinde durmamız gereken transitlerden birisi ise Saturn’ün Türkiye’nin dördüncü evinden yapacağı transit. Saturn muhafazakar bir gezegendir. Dördüncü ev ise hint astrolojisinde iç dünyayı temsil eder. Saturn bu transit sırasında muhafazakar değerleri güçlendirecektir. Bunu sadece dini anlamda almamak gerekir. O topluma ait tüm değerlerin ve milliyetçiliğin de önümüzdeki bir kaç yıl içinde güçleneceğini düşünebiliriz. Ay’ın Türkiye’nin yükselen burcunda yer alıyor olması Saturn’ün bu transit sırasında Ay’a göre de dördüncü evden geçmesi anlamına gelecektir. Bu transit kısmi Sade Sati transiti de sayılır. Yani Saturn ruhumuza hoşumuza gitmeyen depresif eğilimler , iç dünyamıza sıkıntı verecektir. Saturn sekizinci yani değişim evinin de yöneticisi olması bakımından Türkiye’nin önümüzdeki yaklaşık iki yıl boyunca değişim ve kendini yenileme devresine gireceğinden söz edebiliriz. Bu süre ruhsal yönden sancılı olabilir ama toplumumuzun olgunlaşma sürecine girdiğini söyleyebiliriz.

Analizler açısından en merak edilen konuların başında ekonomi gelir. Bu alanda da ilginç etkilerin olduğundan bahsedebiliriz. İsterseniz Türkiye’nin yıldız haritasında servet evinde bulunan Mars’dan başlayalım. Aslına bakarsanız servet, bankacılık sektörleri, ülkemizin refahı bakımlarından ilginç bir transit olabilecek bir transit bu Mars’ın ikinci evden geçişi. Bunun sebebi ise Mars’ın onbirinci evin yani kazanç evinin yöneticisi olarak bu evden geçiyor olması. Ülkemizin gelir kaynaklarının bu dönemde artması beklenebilir. İhracatta artış bu transitin sonucu olarak ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra gelir sağlayacak uluslararası anlaşmaların da bu transit sırasında imzalanması beklenebilir. Ancak bu aşamada unututlmaması gereken bir etki daha var. Mars en olumsuz gezegenlerden birisidir ve yıkıcı güçleri de temsil eder. Bu sebeple Mars’ın onbirinci evin yöneticisi olması bizi hayallere sürüklememeli. Mars ikinci evde zararlı etkiler verebilir. Üstelik uzun süre de bu evde geri harekette bulunacak olan Mars ekonomimize fazla zarar vermeden bu evden çıkıp gitmesini ümit ediyoruz. Ekonomik konularda önemli sıçramaların gerçekleşmesi Mars transiti sırasında beklenmemeli. Mars bu evde Mayıs ayının son haftasına kadar kalacak. Mart ortalarına kadar ise geri hareketini sürdürerek yapabildiğinden daha fazla zarar verecek. Bu sene ülkemizin yükselen burcundan geçecek olan Ketu’dan da bahsetmiştim. Ketu da fazla para kazandırmayı sevmeyen bir gezegen olduğundan, bunu Mars transitiyle beraber düşünürsek bu senenin ekonomik açıdan çok parlak geçmeyeceğini söylememiz yanlış olmayacaktır.

Mars’ın yıkıcı gücünün bu sene ülkemiz için ne gibi sonuçlar doğurabileceğine de bakabiliriz. Mars olumsuz bir gezegen olmakla beraber bazı evlerde enerji ve cesaret vererek kişiye ya da ülkelere fayda sağlayabilir. Bunu Mars’ın 25 Mayıs 2010’dan sonra Türkiye’nin üçüncü evine girmesiyle daha net görebileceğiz. Mars bu evde Türkiye’ye gözü kara cesareti verecektir. Bu dönemde sınır ötesi harekatla terör örgütüne karşı operasyonlar beklenebilir. Bu dönem Mars’ın üçüncü evden çıkmasıyla sona eriyor. Tarihi ise 19 Temmuz 2010.

Mars’ın daha sonra yapacağı transit benim pek hoşuma gitmedi, bunun da sebebi Mars’ın Türkiye’nin iç dünyasını temsil eden dördüncü evinden transit yapacak olması. Dördüncü evde yaklaşık daha 2 yıl kadar kalacak olan Saturn’ün yanına Mars da eklenecek. Bu pek sevimli bir durum sayılmaz. Mars ve Saturn bildiğiniz gibi hint astrolojisinin iki olumsuz kabuıl edilen gezegeni ve aynı evden beraber transit yaptıklarında o eve zarar verebilirler. Dördüncü evi Türkiye’nin iç dünyası ve mutluluk düzeyi olarak alınabilir. Bu iki gezegen açıkça bizim psikolojimizi bozabilir. İnsanlarımı depresyona sürükleyebilecek bazı olaylar bu devrede gerçekleşebilir. Çeşitli terör saldırıları ya da arzu etmediğimiz iç çatışmalara bu devrede şahit olabiliriz. Mars bu evde 5 Eylül 2010 tarihine kadar kalacak. Bu senenin en zor etkisi bu transit olarak gözükmekte.

Daha sonraki günlerde ise Mars sevimsiz yüzünü göstermeye devam edecek. Mars’ın altıncı yani düşman evinin yöneticisi olması ve kendi gezegen nitelikleri hem genel anlamda hem de Türkiye’nin haritası için astroloji diliyle gerçek bir zararlı görevi görmekte. Daha sonraki günlerde eğitim evine geçecek olan Mars okullarla ve eğitim alanıyla ilgili sorunlarla bizi karşı karşıya getirebilir. Eğitim sistemiyle ilgili bazı gerginlikler yaşanabilir. Üniversitelerle, yüksek öğrenim kurumlarıyla ilgili bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Mars bu evde ise 19 Ekim’e kadar transitini sürdürecek.

Astrolog Metin Özenbaş

Ayın Burcu

08 Eylül 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

astroloji Başak 23 Ağustos – 22 Eylül

Başak detaylara çok önem verdiği, algıları çok kuvvetli olduğu için sinir sistemi de oldukça hassastır. Bağırsak ve abdomen fonksiyonları ile ilgili rahatsızlıklar, ülser (özellikle endişelenmelerden), kolit, karınzarı iltihabı (peritonit), apandisit, kabızlık, peklik, yanlış beslenme ve bundan kaynaklanan bağırsak bozuklukları, her türlü psikosomatik hastalıklar Başaklarda çok sık görülür. Başakların beslenmesine, hijyen ve temizliğe yanı sıra, mental sakinliğe göstereceği dikkat, ayıracağı zaman ve enerji kendini iyi hissetmesini sağlar.   Devamı
Başak Burcunda Doğan Ünlüler
Michael Jackson, Uğur Dündar, Vitali Hakko, Peter Sellers, Ray Charles, Ingrid Bergman, Agatha Christie, Greta Garbo, Leo Tolstoy, D.H. Lawrence, Sophia Loren

Bugün Doğanlar 08.09.2010

Yaşamda güçlü bir eşe ihtiyaç duyarlar. İkili ilişkilere çok önem verirler. Duygusal yaşamları zengindir. Bulundukları ortamlarda öne çıkmayı ve dikkatleri üzerlerinde toplamayı iyi bilirler. Aşk yaşantıları oldukça renklidir.

Entel Burçlar

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

Cyrano Mantığında Burcunuz

Daima burçların iyi veya kötü yönlerini okuyoruz, gelin bir de onların entelektüel ahkamlarını dinleyin. Aralarında tanıdıklarınızı bulacaksınız.

Koç Burcu:
Koç’a göre yaşam: “Eğer bana bu dünyaya neden geldiğimi soracak olursanız, bilin ki ben artistim ve yaşamı tanıyıp, sesimi duyurmak için buradayım.”

Boğa Burcu:
Boğa kendini anlatıyor; “Biz insanlar sıradan, ilkel ve egoist sürüngenleriz ama ben en iyisi ve en akıllısıyım; beni anlamayanlara acıyorum.”

İkizler Burcu:
İkizler düşünüyor; ” Her geçen gün beni daha mutlu ve daha bilge yapıyor ama acaba hangisi gerekli?”

Yengeç Burcu:
Yengeç dolunayda felsefe yapıyor; “Eşitlik iddiaları arttıkça insanlık aşağılara düşüyor; ne saçma; ben sizlerle eşit miyim? ”

Aslan Burcu:
Aslan ormanda dolaşıyor; “Krallar yıldızlar gibidir, doğarlar ve batarlar; olabilir çünkü asıl önemli olan unvanların ve yapılanların kalıcı olmasıdır. Beni sakın unutmayın.”

Başak Burcu:
Başak kuruntu yapıyor; ” Bir arkeolog bir kadın için ideal bir kocadır; çünkü yıllar geç tikçe kadını ile daha çok ilgilenip, yakından araştırır. Beni araştırın.”

Terazi Burcu:
Terazi talk-Show’da; “Risk, risk, risk; şu dünyadaki en kötü şey işte bu. Kendinle barış ve gerçeği yüzle, yöntem belli ama kendimi tanımam da risk değil mi?”

Akrep Burcu:
Akrep aynaya bakıyor; ” Herkes kendini bilge sanıyor, aman tanrım, bu ne büyük bir aptallık. Üstelik seksüel bile değiller; neyse, seks yapalım mı?”

Yay Burcu:
Yay üzülüyor; “İnsanlar o kadar karmaşık, gizemli varlıklar değiller ki, nedir bu felsefeler, arayışlar? Kötü sadece kötüdür. Sahi, ben kötü müyüm?”

Oğlak Burcu:
Oğlakça; ” Bu gezegende bir tek insanın yaşamın tüm anlamını biliyor olması mümkündür ama siz onu tanımıyorsunuz ki, beni biraz anlasanız ne olur?”

Kova Burcu:
Kova tek kaşı yukarda sizi süzüyor;”Şimdi şu raporları bir an bırakın; evrenin tek ve sonsuz bir tapınak olduğunu ama bir çocuk tarafından yönetildiğini hiç düşündünüz mü?”

Balık Burcu:
Balık çok mutlu; “Bu, belki de mutluluk değildir, kim bilir? Yoksa bir tür melankoli mi? Ama bir gün mutlu bir anı düşünebilirim nasılsa; neyse, alabilir miyim?”

Sahici Burçlar

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

KOÇ: Ego tatminine en ihtiyaç duyan burç işte… Bay ukala ya da bayan buz.. En önde olacağım diye yapmayacağı yoktur. Aşkta, işte, güçte en bencil burçtur. Karşısındakini kırdığını da en anlamayan burç. Kolay kolay da beğenmez. Asla af dilemez

BOĞA: Hımbıl şey ne olacak. Kafası her şeye kolay kolay basmaz. Ağırkanlıdır. Biraz da mankafadır . Harekete geçmesi için arkasından hep birilerinin itmesi gerekir. Bir söyleneni bir kerede asla anlayamaz, 10 kere tekrarlamak gerekir .

İKİZLER: Uzak durmakta fayda var. İkiyüzlü riyakar, yalancı… Çenesi de öyle düşüktür ki esir aldı mı yanarsın. Çoğu şizofrenin de ikizlerden çıktığı söyleniyor.

YENGEÇ: Etrafa sempatik görünmeye çalışan bir zavallı. Tembel. Kılını kıpırdatamaz. Saftır da biraz. Sahtedir ve kolay kandırılır.

ASLAN: Eleştiriye asla gelemez. Dünyayı o yaratmış sanki.. Gösteriş meraklısıdır. Sabit fikirlidir. Övülmeye bayılır. Hoş övülecek hiçbir yanı yok ama…

BAŞAK: Ayrıntılar arasında kaybolur. Hayatı ayrıntı… Bir de titizdir ki, yarar insanı. Hastalıktan ödü patlar. Düzenli, tertipli olacak diye rahat batar.. Dili de öyle sivridir ki deşer insanı aldırmadan .

TERAZİ: Güzel olacağım diye kendini parçalar. Bir şey beceremez. Aklı bir karış havadadır. Dengesizin tekidir. İki dakika önce söylediğini unutur.

AKREP: Adı üzerinde akrep gibi sokar insanı. Ahlak anlayışı sıfırdır. Kıskançlık krizlerine girer. Aşkta, işte ilişkilerde hayvansıdır. Duygusuzun tekidir.

YAY: Yeteneksiz ve şahsiyetsizdir. İşsiz güçsüz insanlar bu burçtan çıkar. Beceriksizdir. Aptal da denilebilir. İşi gücü aylak aylak gezmektir.

OĞLAK: En duygusuz burçtur. Duvar gibidir.Tepkisizdir. Aşırı maddiyatçıdır. Cimridir. Romantik ortamlarda uyuyakalan bir burçtan ne beklenir ki ??? Ayrıca çok da pimpiriklidir .

KOVA: İşte menfaatçilerin menfaatçisi. Kendini beğenmiştir.. İnsanların arkasından konuşur. Dedikoducudur. Çıkarı için yapmayacağı şey yoktur.

BALIK: Balık eşittir alık. Vur kafasına al ekmeğini ağzından. Söyleyecek pek bir şey yok. Çünkü en zeka yoksunu burç balıktır.

Burçlar Ve Çiçekler

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

SÜMBÜL / KOÇ
Koçun zamanı ilkbahardır. bu dönemde sümbülün çiçekleri ile mutlu olur. yumuşak pembe, mavi, mor ve beyaz renkler onu büyüler. ilkbahar çiçeklerini genelde kışın evde ve camın önünde yetiştirir. böylece onlarla haftalarca mutlu olabilir.

GÜL / İKİZLER
İkizlerin sembolüdür. çiçeklerin kraliçesi özellikle ikizleri etkiler. ikizler sadece onun çekiciliğini değil onun nasıl yetiştirileceğini de bilir. bakımı ve diğer işlerine de hakimdir.

ORKİDE / ASLAN
Yükseği seven aslan çiçeklerde de gösterişli olanlarını sever. orkide bu yüzden favorileri arasındadır. büyüleyici ve alışılmadık renkler onu fazlasıyla etkiler. egzotik güzelliği ile bitkiler ailesinin en büyük üyelerinden olup 25.000 den fazla vahşi büyüyen çeşidi vardır.

DALYA / TERAZİ
Çok şık olan terazi barok güzelliğe sahip dalyaları tercih eder. basit, yarı veya tam dolu dalya çeşitleri değişik renkli ve yapraklıdır. türleri her geçen yıl artmaktadır.

ZAMBAK / YAY
Güzel şekli ve hoş kokusu ile yayı büyüler. ilk tercihi beyaz kral zambağı olsa da kırmızı ateş zambağı alaca renkli Türk zambağı ona mutluluk verir.

KARDELEN / KOVA
Kardelen kıştan sonra ilk olarak açan çiçeklerden biridir ve ilkbaharın gelişini haber verir. mutlu kova, çimenleri parlak renkleri ile dolduran ve daha şubat ayında etrafa güzel kokular yayan bu çiçeği çok sever.

LALE / BOĞA
Yaşama sevinci ile dolu olan boğa, canlı renklere sahip çiçekleri sever. laleler içinde en geniş seçeneğe sahiptir. farklı tonlarda bulunduğu gibi değişik şekillerde de elde edilebilir. eğer bir bahçesi yoksa laleler ile dolu bir vazo da yeterli olacaktır.

AKDENİZ LALESİ / YENGEÇ
Akdeniz’den gelen anemon güçlü renkleri ile yengeci büyüler. yengecin yaşam tarzında olduğu gibi anemonlar da kendilerine özgüdür. rahatsız edilmeden küçük gruplar halinde yetişirler. küçük veya taşlı bahçelerde.

MARGİT / BAŞAK
Bakımının kolay ve her yere uyması sebebiyle margit başak için uygun çiçek dostudur.renkli ve parlak beyazı ile dikkat çeker. başağın balkonda veya bahçedeki tercihi renkli türleridir.

EŞEK DİKENİ / AKREP
Akrepler hareketi sever ve her boş zamanlarında gezi ve yürüyüşler yapar. bu sırada dağlarda bulunan dikenlerin güzelliği ilgisini çeker. centiyane gibi diğer dağ çiçekleri de onu büyüler.

AMARİL / OĞLAK
Çalışkan oğlak uzun boylu amarilleri sever. ilk tercihi kırmızı çiçekli çeşididir. kendisi gibi ona da özen gösterir ve gelecek yılda da çiçek açmasını sağlar.

NERGİS / BALIK
İlkbaharda balığın doğumu ile sarı renkli nergislerin de çiçekleri açar. ilkbahar çiçeği ünvanı ona aittir. özellikle trompet nergisi parlak sarı rengi ile büyüleyicidir.

Göz Rengi Falı

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

Mavi Gözlü Insanlar :

Duragan olmayi sevmeyen, enerji dolu, karar verme kabiliyeti olarak pozitif yönde gelismis olan, eli açik, degisimlerin kendilerini korkutmadigi kisilerdir. Biraz hayalperesttirler. Bu yapilari nedeniyle de gerçekleri görmekte zorlanirlar.

Siyah Gözlü Insanlar :

Olaylar karsisinda çok çabuk heyecanlanan, disiplinli, düzenli kisilerdir. Duygu yüklü olan bu insanlarin, gerek sevgisi,gerek de kindarligi oldukça çok güçlüdür. Onlar karsilarindaki insanlari daima idare etmek isterler.

Yesil Gözlü Insanlar :

Sevdiklerini kirmak istemeyen bir yapilari vardir. Kirici olmamaya çok dikkat ederler, çok asabi yaradilis da olmalarina ragmen bu böyledir. Bu yüzden hislerine hakim olmayi bilirler.

Gözleri Ela Olanlar :

Sezgisel güçleri yüksektir, oldukça hassas bir kalbe sahip insanlardir. Gururlarina olabildigince çok düskün kisilerdir, gururlari kirildigi zaman asla ve asla aflari yoktur. Aslinda çok daha yumusak basli, daha anlayisli olmalari gerekmektedir.

Kahverengi Gözlü Insanlar :

Aslinda bu insanlar kendilerini idare ettirmek konusunda isteksizdirler. Bir kötü yönleri de her yerde sirlarini açiklamalaridir. Dünyaya kapali gözlerle bakarlar adeta, gerçekte hayal kirikliklari yasamamalari realiteleri görme yolunu seçmelerinde yarar vardir.

Niyet Falı

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

Niyet falı açılırken bir deste oyun kağıdı kullanılır. Fakat el açmadan önce bu desteden bazı kağıtların atılması gerekmektedir. Maça yedilisi ve sinek dokuzlusu hariç tutulmak üzere geri kalan dokuzlular, yedililer ve altılılar desteden çıkartılır. Şimdi destede 42 kart kalmıştır.

Şimdi Falın Nasıl Açıldığını Görelim

Fal için hazırladığınız listenin içinden niyet tutulmak üzere kupa papazı ve sinek kızı ayrılır. Bunlar yüz yüze kapatılarak bir kenara bırakılır ve kartlar iyice karıştırılır.

Niyet tutulması için kupa papazı ile sinek kızını fal açtırmak isteyene veririz. Kart destesini yüz kısmı avuç içine gelecek şekilde elimize alırız. Önce kupa papazı ile desteyi ortasından ikiye ayırır, papazın arkasında kalan tek kartın anlamını, sonra papazın yüz kısmında kalan ilk üç kartın anlamlarını okuruz.

Desteyi, içine papazı koyarak tekrar iyice karıştırırız. Bu kez sinek kızını alarak desteyi ortasından ikiye ayırırız. Papazla yaptığımız gibi, sinek kızının arkasında kalan kartın anlamını okuruz.

Bundan sonra sinek kızı da dahil olmak üzere desteyi yine iyice karıştırırız.

Şimdi sıra falın asıl önemli kısmına gelmiştir.

Destenin üst kısmından başlamak üzere kartları, yüzleri üste gelecek yani açık şekilde dokuzar adet 4 dizi halinde yere sıralarız. Elde altı kart kalır. Sonra yerdeki dizi içinde, kupa papazının olduğu diziyi sonra sinek kızının bulunduğu diziyi anlamlandırırız.

Eğer kupa papazı yada sinek kızı elde kalan altı kart içindeyse, o zaman en çok öğrenmek istenen dilek neyse, o dileğin anlamını verecek kartın sırasını seçeriz.

Şimdi kupa papazı ile sinek kızının sıralardan birinde olduğunu kabul ederek falımıza devam edelim.

Elde kalan altı karttan birini kupa papazının, birini sinek kızının, diğer dört kartı da en çok öğrenilmek istenen dilek neyse, o dileğin anlamını verecek kartların üzerine yüzleri kapalı olarak koyarız. Sonra bu kartları teker teker açarak anlamlarını kupa papazı ile sinek kızıyla ilgili olarak okuruz. Diğer kartların anlamları da üzerine konmuş olduğu kartların anlamlarıyla ilgili olarak okunmalıdır.

Bu işlem tamamlandıktan sonra deste toplanır ve kupa papazı ile sinek kızı da dahil olmak üzere iyice karıştırılır.

Bu kez kartları üçlü gruplar halinde dörder grup olmak üzere 3 dizi halinde sıralarız. Yine elimizde 6 kart kalır. Yine kupa papazının ve sinek kızının bulunduğu sıraları soldan sağa olmak üzere okuruz. Yine yukarıda söylediğimiz gibi kupa papazı ya da sinek kızı gruplar içinde değil de, elimizdeki 6 kart içinde kalmışsa, en çok öğrenilmesi istenen dilek neyse, o dileğin anlamını verecek kartın sırasını seçeriz.

Yine kupa papazının ve sinek kızının sırada bulunduğunu kabul ederek falımızı sürdürelim.

Sıranın okunması bittikten sonra elde kalan kartın biri, kupa papazının; yoksa öğrenmek istediğimiz anlamı taşıyan kartların üzerine kapalı olarak koyarız.

Sonra bu kartlar teker teker açılarak üzerlerine konmuş olduğu kartlarla ilgili olarak anlamlandırılır.

Bu işlem de tamamlandıktan sonra falın son bölümüne gelmiş oluyoruz.

Kartları toplar yeniden iyice karıştırırız. Sonra üstten bir kart alıp bakarız. Eğer bu kart, kupaysa destenin altından bir kart çekeriz. Bu kartı kapalı olarak diğer kartla birlikte yere bırakırırz. Eğer üstten açtığımız kart, kupa değil de sinekse, bu kart da sinek kızıyla ilgili olduğundan, yine alttan kapalı bir kart çekip bu kartla birlikte ayrı bir yere bırakırız. Böylece kupalar bir sırada, sinekler ikinci sırada bulunmuş olur. Eğer üstten açtığımız kart, kupa ya da sinek değil de başka bir kartsa, bu kartı başka bir kenara atarız, yani kullanmayacağımız için bir kenara koyarız.

Elimizde kart bittikten sonra, açık kartların yanındaki kapalı kartları açarak anlamlarını okuruz.

Şimdi Bu Faldaki Kartların Anlamlarının Ne Olduğunu Öğrenelim

Kupa Papazı
Dilek içindir ve erkeği temsil eder.

Kupa Kızı
Dilekte tutulan erkek tarafın akrabasıdır.

Kupa Valesi
Erkeğin fikri, düşüncesidir.

Kupa Onlusu
Ferahlık, rahatlık.

Kupa Sekizlisi
Erkeğin evinde yalnızlık.

Kupa Beşlisi
Kısmet, para, zenginlik.

Kupa Dörtlüsü
Hayat süresi, gelecek.

Kupa Üçlüsü
Erkeğin kendi evi.

Kupa İkilisi
Erkeğin yatağı.

Kupa Ası
Erkeğin kalbi, sevgisi, duygusu.

Sinek Papazı
Kadının akrabasıdır.

Sinek Kızı
Dilek içindir ve kadını temsil eder.

Sinek Valesi
Kadının fikri, düşüncesidir.

Sinek Onlusu
Gözyaşı, üzüntü.

Sinek Dokuzlusu
Uzak ülke, yolculuk.

Sinek Sekizlisi
Kadının evinde yalnızlık.

Sinek Beşlisi
Kısmet, para, zenginlik.

Sinek Dörtlüsü
Hayat süresi, gelecek.

Sinek Üçlüsü
Kadının evi.

Sinek İkilisi
Kadının yatağı.

Sinek Ası
Kadının kalbi, sevgisi, duygusu.

Karo Papazı
Yabancı erkek.

Karo Kızı
Yabancı kadın.

Karo Valesi
Başkasının fikir ve düşüncesi.

Karo Onlusu
Para.

Karo Sekizlisi
Yabancının evinde yalnızlık.

Karo Beşlisi
Kısmet.

Karo Dörtlüsü
Mutluluk.

Karo Üçlüsü
Gündüz yapılacak yol.

Karo İkilisi
Yabancının yatağı.

Karo Ası
Haber, müjde.

Maça Papazı
Hükümet kapısı.

Maça Kızı
Yabancı bir kadından görülecek murat.

Maça Valesi
Kuruntu.

Maça Onlusu
Sıkıntı.

Maça Sekizlisi
Karışıklık.

Maça Yedilisi
Nikah, evlenme.

Maça Beşlisi
İçki sofrası.

Maça Dörtlüsü
Gelecekte iyi haber, kısmet.

Maça Üçlüsü
Gece yapılacak yol.

Maça İkilisi
Yabancının yatağı.

Maça Ası
Büyük keder, ölüm, kötü haber.

Şimdi de Birlikte Gelecek Kartların Dilinden Söz Edelim

Kupa Ası
Eğer kupa asının yanında her hangi bir kupa varsa, aşk hayatında mutluluk var demektir.

Kupa Papazı
Eğer kupa papazının yanında, sekizlisi bulunuyorsa, erkek evinde yalnızlığı gösterir.

Kupa Kızı
Eğer kupa kızının yanında, kupa beşlisi varsa beklenmedik bir haber ya da sevince işarettir. Eğer kupa kızı maça onlusuyla beraberse, tehlikeli girişimlerden kaçınılması gerekir.

Kupa Valesi
Kupanın valesi, sineğin beşlisiyle beraberse, para tekliflerine kulak asılmaması gerekir.

Kupa Onlusu
Eğer kupa onlusu, karonun onlusuyla beraberse bir evlenme haberidir. Eğer sineğin onlusuyla beraberse, iş hayatında büyük bir başarıdır.

Kupa Sekizlisi
Kupa sekizlisi yanında, karonun sekizlisi varsa, dokuzlusuyla beraberse, yolculuk sonundaki iş hayatında başarı demektir.

Karo Ası
Karonun ası, karo cinsinden bir kağıtla beraberse, girişilen işlerde başarı sağlanması ihtimali kuvvetlidir. Karo ası sinek sekizlisiyle beraber bulunuyorsa, para gelecek demektir.

Karo Papazı
Karonun papazı, maça sekizlisiyle birlikte olursa, ani bir yolculuk ihtimali fazladır. Sineğin sekizlisiyle birlikteyse, önemli bir proje yakında gerçekleşecektir.

Karo Kızı
Karonun kızı, maça beşlisiyle beraberse, yabancı bir kadınla beraber içki sofrasına oturulacak demektir.

Karo Valesi
Karonun valesi, karo asıyla beraberse, yakın bir gelecekte haber alınması mümkündür. Eğer karo valesi, sinek valesiyle beraberse, yolculuk ihtimalidir.

Karo Onlusu
Karonun onlusu, kupa onlusuyla beraberse, bir gönül bağlantısı var demektir.

Karo Sekizlisi
Karonun sekizlisi, sinek sekizlisiyle beraberse, önemli bir para konusu kolayca çözümlenecek demektir. Kupanın sekizlisiyle birlikte, önemli bir işin başlangıcı sayılabilir.

Burcunuza Şiirler

28 Ağustos 2010 Yazan  
Kategori ASTROLOJI

KOÇ:
Ben bilirim gerisi boş,
İstiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleğin. . .

IKiZLER:
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem! . . .

YENGEC:
Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, çocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım. . .

ASLAN:
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda! .
Her dediğim hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun. . .

BASAK:
Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yarattım. . .

TERAZi:
Ben müziksiz yasayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildiğimden şaşırmam asla. . .

AKREP:
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı
Doğduğuna pişman ederim. . .

YAY:
Maceradan, maceraya,
Koşmak asil isim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir sanım benim. . .

OGLAK :
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabini bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim. . .

KOVA:
Taklitçiliği hic sevmem,
İstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim. . .

BALIK:
Bir dünyam var, sırca saray
Dokunursan kırılırım.
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle.

Sonraki yazılar »